Kronik Böbrek Hastalığında Beslenme, Böbrek Hastalığı Türleri Neledir?

Kronik Böbrek Hastalığı

  • Böbrekler karın boşluğunun arka duvarında, omuriliğin iki yanında ve en alt kaburganın hizasında yer alan organlardır.
  • Bir böbrek yaklaşık 125-175 gr ağırlığında 12 cm uzunluğunda, 6 cm kalınlığındadır.
  • Böbreğin en küçük yapısal birimi ‘nefron’ olarak adlandırılmakta ve idrarın yapıldığı üniteleri oluşturmaktadır. 
  • Nefronun tek bir bölümü bile hasar görse tüm nefron işlevini kaybetmektedir.
  • Böbrek hastalıkları idrar yoğunluğu ölçümü, idrarda protein ölçümü, idrarda bakteri bulunması, böbrek kan akımı, böbrek biyopsisi ve kan bulguları ile tespit edilebilmektedir.
  • Diğer göstergeler ise hipertansiyon, sindirim sitemi bozuklukları, şiddetli anemi, pıhtılaşma bozuklukları, nefes darlığı, kaşıntı ve sinir sistemi bozukluğudur.

Böbrek Hastalığı Türleri Neledir?: 

1. Glomerulonefritler

  • Böbreğin enfeksiyon kapmasıdır.
  • Genellikle enfeksiyondan 10-15 gün sonra idrarda kanama, idrarda protein görülmesi, idrar yoğunluğunu azalması ve hipertansiyonla ortaya çıkmaktadır.
  • Özellikle 3-10 yaş çocuklarda sık görülmektedir.
  • Ödem,baş ağrıları ve hafif düzeyde anemiye neden olabilmektedir.
  • Ağır durumlarda kalp yetersizliği ve böbrek yetmezliği oluşabilmektedir. Glomerulonefrit teşhisi konduğunda öncelikle yatak istirahati yapılmalıdır.
  • Hipertansiyon, ödem ve idrarda azalma varsa tuz sınırlanmalı, aç kalınmamalı kesinlikle ketozise girilmemelidir.
  • Karbonhidrat %60-65 oranlarında tutulmalıdır.
  • Bol sıvı alınmalı ve doktor-diyetisyen takibinde olunmalıdır.
  • Tahlillerde üre nitrojeni yüksekse protein kg başına 0.5-0.7 g’a kadar sınırlandırılmalı, normalse kg başına 1g olarak ayarlanmalıdır.

2. Nefrotik Sendrom

  • İdrar yoluyla önemli derecede protein kaybıdır.
  • Albümin seviyeleri düşmekte, vücutta ağır ödemler oluşmakta ve kolesterol gözlenmektedir.
  • Bu etkiler düzeldiğinde nefrotik sendrom tedavi edilmiş demektir.
  • Ciddi protein kayıpları olduğu için böbrek fonksiyonları bozulmamışsa kg başına 0.8-1 g protein günlük olarak verilmelidir.
  • Tuz günde 1-1.5 alınacak şekilde kısıtlanmalıdır.
  • Kolesterol ve doymuş yağdan zengin besinler azaltılmalı, balık yağı suplemanı içilmelidir.
  • Vitamin eksiklikleri varsa giderilmelidir. İhtiyaç duyulan kadar enerji alınmalıdır (Genellikle kg başına ortalama 35 kkal).

3. Akut Böbrek Yetmezliği

  • Böbrek işlevlerinin kısa sürede azalması ile birlikte kandaki üre ve kreatinin miktarının artması ile ortaya çıkan hastalıktır.
  • Başlangıçta çok az idrara çıkma görülmektedir.
  • Vücutta su ve sodyum birikimi olmakta bu da ödem, hipertansiyon ve ağır vakalarda akciğer-beyin ödemi oluşmasına yol açmaktadır.
  • Anemi, bulantı-kusma, kas kasılmaları, koma gözlenmekte ve vücutta yıkım olayları artmaktadır.
  • Bu devre yaklaşık 1 hafta- 1 ay sürmektedir.
  • Tedavisinde su- elektrolit dengesi düzenlenmelidir.
  • Tuz ve tuzlu besinler yenmemelidir.
  • Potasyum miktarı artacağı için potasyumdan zengin besinler, idrara çok az çıkma veya çıkamama oluyorsa forfordan zengin besinler yenmemelidir.
  • Vücutta yıkım arttığı için yüksek kalorili beslenilmelidir.
  • Gereksinim kadar karbonhidrat ve yağ alınmalıdır.
  • Protein diyetisyen kontrolünde alınmalıdır.
  • Ek olarak C vitamini, folik asit, D vitamini, B6 vitamini ve kalsiyum alınmalıdır.
  • Tedaviler yeterli olmazsa diyaliz tedavisine geçilmelidir.

4. Kronik Böbrek Yetmezliği

  • Başlangıçta hafif çalışmamalarla seyreden böbrek fonksiyonlarının, genellikle geri dönüşümsüz olarak bozulmasıdır.
  • Her yaşta görülebilmektedir ve başlıca ölüm nedenleri arasındadır.
  • Hastalık süresince böbreğin zararlı maddeleri filtreleme mekanizması bozulmaktadır ve böbrekten atılan bazı maddeler birikmektedir.
  • Su ve elektrolit dengesinde bozukluklar, vücut sodyum ve potasyum miktarının düşmesi, böbreklerin fosfatı atamaması sonucu vücutta fosfat birikimi
  • D vitamini metabolizmasının azalması ve böbrekte fosforun tutumu sonucu vücutta kalsiyumun azalması
  • İştahsızlık, bulantı-kusma, hipertansiyon, hiperlipidemi, kalp ritminin bozulması, ağız kokusu, kalp yetersizliği, akciğerde ödem olması, mide ülseri, kabızlık-ishal, anemi, yara iyileşmesinde gecikme, toprak sarısı renk, kaşıntı ve hıçkırık hastalık sırasında görülen etkilerdir.
  • Kronik böbrek yetmezliğinde hiperlipidemi görülmesi sebebi ile toplam yağ ve doymuş yağ tüketimi azaltılmalıdır.
  • Bitkisel yağlar karışık olarak tüketilmeli ek olarak balık yağı alınmalıdır.
  • Günlük yaklaşık olarak 2000-2500 kalori alınmalı ve öğün sayısı fazla olmalıdır.
  • Eğer diyalize girilmiyorsa genel olarak günlük kg başına 0.6-0.8 g protein alımı sağlanmalıdır.
  • Potasyum düzeyi arttığı için diyette genel olarak sebze ve meyve tüketiminin azaltılması ile potasyum miktarı azaltılmalıdır.
  • Sebze ve meyve tüketileceği zaman potasyum miktarını azaltmak için küçük parçalara ayrılmalı, haşlanmalı ve haşlama suyu döküldükten sonra yeniden pişirilmelidir.
  • Beraberinde vücutta fosfor miktarı da arttığı için fosfordan zengin olan et, süt, yağlı tohumlar ve kurubaklagil tüketimine dikkat edilmelidir.
  • Çinko miktarı vücutta azalabilmektedir.
  • Çinko tat alma duyusunu artırdığı için ek alınmalıdır.
  • D vitamini, C vitamini, B6 vitamini ve folik asit ek olarak alınmalıdır ancak yüksek C vitamini böbrek taşına sebep olabileceğinden gerekli miktarda olmalıdır.
  • Günlük alınacak sıvı miktarı doktor-diyetisyen kontrolünde olmalıdır.
  • Çünkü kilo alma, hipertansiyon, ödem, kalp yetersizliği, az idrara çıkma veya çıkmama durumlarında sıvı alımları sınırlanmaktadır.
  • Bir gün önce çıkarılan idrar miktarına göre alınması gereken sıvı miktarı hesaplanmaktadır. 
Dyt. Kerime Bade Turan

Yorum yapın

Yorumların yayınlanabilmesi için onaylanması gerektiğini lütfen unutmayın