florür

Hayati Tehlike Taşıyan Florür Nedir?

Florür günümüzde pek çok ürünün içinde var olmasıyla yararlı mı zararlı mı tartışmalarının odağındaki bir madde. Düşük dozlarda diş çürüklerine iyi geldiği bilindiğinden diş macunlarının içinde ziyadesiyle bulunuyor. Fakat zararları daha çok olan maddenin içme sularına da katılması işin içinden çıkılmaz bir hal aldırıyor. Günümüzde elimizi attığımız her şeyin bize zararının olduğunu öğrenmek kişilere kendini kötü hissettiriyor. Bilinçlenmek ve bundan sonraki yaşamında bazı değişiklikler yapmak kişilerin kendisi, ailesi, çocukları için hayati önem taşıyor.

Bu maddenin ortaya çıkışına baktığımızda tedirgin olmamız için bir sebep daha bizleri karşılıyor. Öyle ki sodyum florürün 1930’lu yıllarda Nazi kamplarındaki insanların Hitler’e itaat etmesi için kullanıldığı bilgisi tüyler ürpertiyor. Bu maddenin sürekli alımı beyin fonksiyonlarını gerileterek, olaylar karşısında düşünme yetisini azaltıyor. İçme suyu verilen bir denek farede görülen Alzheimer bulguları ise durumun vahametini gözler önüne seriyor. Ayrıca flor maddesinin üçüncü gözümüz diye bilinen beynin tam ortasında bulunan epifiz bezine zarar verdiği de biliniyor. Tüm bunlar gün sonunda pek çok hastalığın davetiyesini elimize tutuşturuyor!

Florür kullanımı çoğu ülkede yasak!

Florür tüm bu bulgulardan sonra birçok ülkede yasaklandı. Bazı ülkelerde ise diş macunlarındaki kullanımı azaltıldı. Japonya’da diş macunlarından çıkarılmasıyla ülkedekilerin şeker yemesine rağmen dişlerinin çürümediği gözlendi. yok denecek kadar Florür faydaları azken içme suyuna katılmasının yasaklandığı ülkeler şöyle;

  • Japonya
  • Norveç
  • İsveç
  • Danimarka
  • Çin
  • Avusturya
  • Hollanda
  • Macaristan
  • Finlandiya
  • Belçika

İçme suyu florürün katıldığı en vahim tablo gibi görünse de bu madde yiyecek, içecek, kozmetik gibi pek çok alanda ne yazık ki kullanılıyor. Kullanım alanlarını şöyle sayabiliriz;

  • Diş macunu
  • Şebeke suları
  • Hazır meyve suları
  • Sigara
  • Tavuk bulyon
  • Hazır çorba
  • Bebek maması
  • Sakinleştirici ilaçlar



Türkiye’de durum böyleyken kullandığımız ürünleri florürsüz seçerek zararı biraz olsun hafifletebiliriz. İçme sularındaki zararlar ise yapılan araştırmalar ile ortaya çıkmış durumda. Dünya Sağlık Örgütü’nün saptadığı verilere göre Marmara Bölgesi’nde yer alan Kırklareli’nde sudaki flor oranının normalden yüksek çıktığı belirlenmiştir. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre normal değeri:0,5-1,7 mg/lt olmalıdır. Su en çok sıkıntı yaratan konu olurken hazır içecekler ve işlenmiş ürünlerden kaçınmalı, evde arıtıcı ya da hazır su kullanmaya özen göstermeliyiz.

Florür Maddesinin Sebep Olduğu Hastalıklar Nelerdir?

Madde vücuda girildiğinde birikme eğilimi gösteren bir madde. Biyobirikim denilen maddeler arasında yer alan florür vücuda alındığında sadece yüzde 50’si dışarı atılabiliyor. Geri kalan kısmı vücutta depolanıyor. Çocuklarda dışarıdan atılma oranı daha az oluyor. Vücutta biriken madde giderek artıyor ve pek çok hastalığa sebep olabiliyor. Florür zararları nelerdir? Dediğimizde cevabı şöyle verilebilir;

  • Üreme sistemini bozuyor
  • Tiroid hastalıklarına sebep oluyor, hormonları yavaşlatıyor
  • Erken ergenliğe girmeye sebep olabiliyor
  • Kemik erimesi ve romatizmal hastalıkları artırıyor
  • Alzheimer, unutkanlık gibi beyin hastalıklarını artırıyor
  • Düşük aQ kaybına sebep oluyor

Pek çok hastalığa sebep olan maddeyi vücuda almak, biyobirikim ile daha riskli bir hal alıyor. Hayvanlar üzerinde yapılan deneylerde yüksek dozda alınan maddenin erkek üreme organlarına zarar verdiğini ve kısırlığa yol açtığını tespit etmiştir. Yine doğurganlığı da azaltan bulgular tespit edilmiştir. İçme suyu verilen bir denek farede görülen Alzheimer bulguları merkezi sinir sistemine hasar verdiğini gözler önüne seriyor. Yapılan araştırmalarda florürlü içe suyu içen kız çocuklarınının kullanmayanlara oranla 5 ay daha erken regl olduğu gözlenmiştir. Hormanları yavaşlatarak, azalmasına sebep olmaktadır… Romatizma ve kemik erimeleri de yine uzun vadede yüklenmesinin kaçınılmaz sonu olarak karşımıza çıkıyor. Madde çoğunlukla kemiklerde birikmesiyle bilindiğinden kemik erimelerine yol açıyor.

Florürü Vücuttan Nasıl Atılır?

Birçok iç karartıcı bilgiden sonra vücudu bu maddeden biraz da olsa arındırmak mümkün… Vücuda alınan maddenin yüzde 50’si idrar yoluyla dışarı atılıyor. Bunun yanında florürün panzehiri selenyum olarak biliniyor. Selenyum destekli haplar ve yiyecekler tüketmek vücudunuzu arındırıyor. Vücudumu arındırmak için yiyebileceğimiz besinlere baktığımızda;

  • Balık: Balıkta selenyum oranı yüksektir. 40 ile 65 msg arasında selenyum içeren balıklar arasında; sardalye, istiridye, karides, somon ve yengeç sayılabilir.
  • Bakliyat ve tahıllı gıdalar: Makarna, erişte, nohut, mercimek gibi bakliyatlar selenyum açısından zengindir. Bunun yanında yulaf, gevrek gibi ürünler de yüksek miktarda selenyum içerir.
  • Et ürünleri: Kırmızı et yoğun miktarda selenyum içerir.
  • Beyaz et: (Hindi-tavuk): Hindi etinde 31 msg’e yakın selenyum barınmaktadır. Bol tahıllı ekmek eşliğinde bir hindi sandviç selenyum açısından oldukça zengindir.
  • Keklik otu yağı: Florür epifiz bezi kısmında kireçlenmeye sebep olur. Keklik otu epifiz bezindeki bu kireçlenmeyi önler. Tiroid hastalıklarının iyileşmesinde etkin rol oynar. Doğal antibiyotik görevi görür.
  • Ham kakao: Epifiz bezinin toksinlerden arınmasını sağlar ve kireçlenmeye iyi gelir.
  • Bol yeşillikli gıdalar: Lif içeren yeşillikleri tüketmek de vücudumuzdaki zararlı maddelerden kurtulmayı sağlar.
  • Elma sirkesi: Detoks görevi gören sirke vücudumuzdaki toksinlerden kurtulmak için iyi bir yöntemdir. Epifiz bezindeki kireçlenmeyi önler. Ancak sirkenin organik olmasına, hatta kendi yaptığımız sirke olması önemlidir.
  • Bor minerali: Vücuda bor minerali almak toksinlerin atılmasında etkin rol oynar. Bor mineralinin bulunduğu yiyecekler arasında; kuru erik, şeker pancarında mevcuttur. Boraks minerali de yine birçok meyve ve sebzede bulunur.
  • İyot: Vücudumuza alacağımız iyot ile florürün idrar yoluyla vücuttan atılması kolaylaşır. Ayrıca iyot epifiz bezindeki hasarları iyileştirir, kireçlenmeyi azaltır. Su yosunu, brokoli, lahana, badem, portakal, keten tohumu, susam tohumu, dereotu, kekik gibi yiyecekler tüketilmelidir.

Florürden Korunma Yolları Nelerdir?

  • Zararlı maddelerden korunmak için yapılacak birkaç konu vardır. Örneğin kapalı işlenmiş yiyecek ve içeceklerin tüketimini azaltmalıyız.
  • Aldığımız ürünlerin ürün içeriklerini mutlaka okumalıyız.
  • Florürsüz diş macunu satın almalıyız.
  • Çocuklarımıza ne yedirdiğimizi, içirdiğimizi, kullandırdığımızı bilmeliyiz.
  • Şebeke suyunu içmemeliyiz, mümkünse arıtıcı taktırmalıyız. Su arıtıcıları sudaki zararlı maddeleri yok eder ve mikroplardan korunur hale getirir.
  • Vücudumuzu toksinlerden, zararlı maddelerden arındırmak için bol bol su içmeliyiz. Çünkü vücuttaki florür idrar yoluyla atılır.

Evde Florür İçermeyen Diş Macunu Yapımı

Sağlığa zararlı olmayan, kimyasal içermeyen, evin tüm fertlerinin gönül rahatlığı ile kullanabileceği doğal diş macunu tarifiyle geldik!

Malzemeler

4 yemek kaşığı bentonit kili (doğal parlatıcı)

2 yemek kaşığı ksilitol (doğal tatlandırıcı)

4 yemek kaşığı yenilebilir Hindistan cevizi yağı

1/2 çay kaşığı kabartma tozu

2 kapsül spor tabanlı probiyotik

1/2 çay kaşığı kakao tozu

1 1/2 çay kaşığı zencefil tozu

1/2 çay kaşığı tarçın

1/2 çay kaşığı E vitamini yağı

4 yemek kaşığı arındırılmış su

Hazırlanışı

Hindistan cevizi yağını ve suyu tencereye alıp ısıtın. Diğer tarafta E vitamini hariç tüm kuru karışımları robotton geçirin. Isıttığınız Hindistan cevizi yağını karışıma ekleyip, üzerine E vitamini ekleyerek pürüzsüz bir kıvam alana kadar karıştırın. Florür içermeyen diş macunu karışımınız hazır.Karışımı buzdolabında tutarak en az bir hafta boyunca kullanabilirsiniz.

Bir önceki yazımıza https://formassist.net/detoks-ile-vucudunuzdaki-toksinlerden-arinma-zamani/ linki üzerinden ulaşabilirsiniz.

1
Selam,
Sana nasıl yardımcı olabiliriz?
Powered by