Bağırsak Mikrobiyotasının Kanser İle İlişkisi Nedir?

Mikrobiyota Nedir?

  • Mikrobiyota, vücudumuzda yaşayan tüm mikroorganizmaları tanımlamakta kullanılan bir terimdir ve burada vücut için yararlı, zararlı ve hiçbir etkisi bulunmayan mikroorganizmalar bulunur.
  • İnsan vücudunda toplamda insan hücresinin yaklaşık on katı kadar mikroorganizma vardır.
  • Yani vücudun 200 gramı başka canlılardan gelmektedir.
  • Mikrobiyota insan sağlığında oldukça etkilidir ve birçok kronik hastalık ile ilişkili olduğunu gösteren çalışmalar mevcuttur ve mikrobiyotanın yeni bir organ olarak kabul edilmesi gerektiğini söylemektedir.
  • Mikrobiyota doğum sırasında oluşmaya başlar ve zamanlar çeşitlenir, artış gösterir, tamamen kişiye özeldir.
  • Bağırsaklarda yaşayan mikroorganizmaların çeşidindeki farklılık bağırsak yoğunluğu, pH, besin ögeleri, vücut salgıları, antibiyotik kullanımı, yaş, beslenme alışkanlıkları ve yaşam tarzı ile ilişkilidir.

Mikrobiyotanın Görevleri Nelerdir?

  • Mikrobiyota ile insan ortak çıkarlar içeren bir yaşam sürmektedirler.
  • İnsanlar mikrobiyotadan faydalanırken, mikrobiyota insalardan besin ve yaşayacak bir ortam sağlarlar.
  • Bağırsak mikrobiyotası temel besin ögelerinin emiliminde, K vitaminin üretilmesinde, bitkilerden alınan selülozun sindirilmesinde rol oynamaktadır.
  • İnsan vücudu K vitamini üretecek bir sisteme sahip olmadığından ve sindirim sistemi selülozu sindirecek şekilde gelişmediğinden mikrobiyota bunları insanlar yerine yapmaktadır.
  • Mikrobiyotanın bir diğer özelliği mukoza salgısını artırarak hücreleri zararlı mikroorganizmalara karşı korumaktır.
  • Bu nedenle bağışıklık sisteminin en önemli parçalarından biridir.
  • Burada yaşayan yararlı bakteriler olan (mikroorganizmalar) probiyotikler güçlü bir bağışıklık için büyük önem taşımaktadır.
  • Zararlı bakterilerin yararlı bakterilerden daha fazla çoğalması durumunda bağırsakta dengesizlik meydana gelmekte ve alerji, obezite, diyabet, kanser gibi bir çok hastalık gelişmeye başlamaktadır.
  • Cildimizde bile mikroorganizmalar olmasına rağmen en çok sindirim sistemi mikrobiyotası önemlidir. Bu nedenledir ki bağırsaklar ikinci beyin olarak adlandırılmaktadır.  

Mikrobiyota ve Hastalıklar:

  • Hastalıkların gelişimi etkileyen faktörlerden birinin bağırsak mikrobiyotası olduğu bilinmektedir.
  • Özellikle gelişmiş ülkelerde inflamatuar bağırsak hastalıkları mikrobiyotadaki yararlı ve zararlı bakterilerin dengesizliğinden meydana gelmektedir.
  • Mikrobiyotanın bazı hastalıklar üzerindeki etkisi şu şekildedir;
  • Antibiyotik kullanan bireylerde bağırsaklarda yararlı bakteriler öldüğünden insülin direnci ve diyabet görülmektedir.
  • Bunun sonucunda da değişen bakteri çeşidi ve sayısı ile ilişkili olarak diyabet görülme riski artmaktadır.
  • Karaciğer ile bağırsak mikrobiyotası yakın ilişki içindedir.
  • Karaciğer vücudu temizleyen ve ilaçları tolere eden organdır.
  • Zararlı maddelerin birikimini önleyerek mikrobiyotanın gelişimine ve üretimine katkıda bulunur.
  • Bakteriler zararlı maddelerin damarlara geçişinden sorumludur ve zararlı maddelerin birikmesi ile bakteri çeşitliliği arasında negatif bir ilişki görülmektedir.
  • Damarlarda bu zararlı maddelerden dolayı hasar meydana gelmekte ve damar hastalıkları gelişmektedir.
  • Bağırsaklar aynı zamanda kolesterol hastalığından da sorumludur.
  • Kolesterolün taşınması ve emiliminde yararlı bakteriler görev almaktadır.
  • Bağırsaktan beyine geçen maddeler otizme de neden olmaktadır.
  • Merkezi sinir sistemini etkileyen mikrobiyota beyin fonksiyonlarını da etkilemektedir.

Mikrobiyota ve Kanser:

  • Vücutta tümör gelişimi inflamasyona ve bağışıklık sisteminin tümör önleyici mekanizmalarına bağlıdır.
  • Kanser vakalarının %15’inde enfeksiyon ilişkisi vardır.
  • Mikrobitoyanın bozulması ile birlikte kan hücrelerine direkt olarak zararlı maddelerin geçmesi ile birlikte kanser gelişimi başlamaktadır.
  • Bütirat, kısa zincirli bir yağ asididir ve sindirim sisteminde diyetten gelen posadan bakteriler tarafından üretilir.
  • Bütirat, inflamasyonu önleyecek mekanizmaları aktif eder ve kanser gelişimini baskılar.
  • Mikrobiyotada bulunan bazı bakteriler bazı kanser türlerini tetiklerler.
  • Farelerle yapılan bir çalışma değişen mikrobiyota ile çevresel faktörlerin bir araya gelmesi ile lenfoma geliştiğini göstermektedir.
  • Kanserin vücutta mikrobiyotadan çok uzakta gelişebildiği de bilinmektedir. Mikrobiyota, sinir sistemi aracılığı ile vücudun her yerine tümör gelişimi ve baskılanması  için mesaj gönderebilmektedir.
  • Antibiyotik kullanımı sonucunda değişen mikrobiyota dengesi östrojen metabolizmasını değiştirerek meme kanserine neden olmaktadır.
  • Antibiyotiğe bağlı olarak gelişen c. albicans bakterileri de mikrobiyotayı bozmakta ve akciğerde alerjik etki göstermektedir.
  • Kanser tedavisinde kullanılan kemoterapi ilacı sağlıklı bir mikrobiyota ile en yüksek seviyede kişiye yarar sağlamaktadır.
  • Bilinçsiz ilaç kullanımı birçok açıdan zararlıdır ancak mikrobiyotayı hasara uğrattığından çok fazla sağlık problemi yaratmaktadır.
  • Sağlıklı bir mikrobiyota inflamosyonu önlediğinden, tümör baskılayan mekanizmalara destek olduğundan kanser tedavisinde çok önemlidir.

Uzm. Dyt. Meltem Pınar Yıldırım

Form Assist Diyetisyeni

 

Kaynaklar:

1."The NIH Human Microbiome Project". Genome  Res 19 (12): 2317–2323. 2009.

  1. Coyle, MD, Walter J. "The Human Microbiome: The Undiscovered Country". p. 16. Retrieved 2 March 2012.
  2. Clarke G, Stilling RM, Kennedy PJ, Stanton C, Cryan JF, Dinan TG Minireview: Gut microbiota: the neglected endocrine organ . Mol Endocrinol. 2014 Aug;28(8):1221-38. doi: 10.1210/me.2014- 1108. 
4. Clark, J.A.; Coopersmith, C.M. Intestinal crosstalk: A new paradigm for understanding the gut as the “motor” of critical illness. Shock 2007, 28, 384–393. 
5. Gerritsen, J.; Smidt, H.; Rijkers, G.T.; de Vos, W.M. Intestinal microbiota in human health and disease: The impact of probiotics. Genes Nutr. 2011, 6, 209– 240.
  3. Ulluwishewa, D.; Anderson, R.C.; McNabb, W.C.; Moughan, P.J.; Wells, J.M.; Roy, N.C. Regulation of tight junction permeability by intestinal bacteria and dietary components. J. Nutr.2011, 141, 769–776
  4. Belkaid, Y. and Hand, T. W., Role of the microbiota in immunity and inflammation. Cell 2014. 157: 121– 141.
  5. Smith, P. M., Howitt, M. R., Panikov, N., Michaud, M., Gallini, C. A., Bohlooly, Y. M., Glickman, J. N. et al., The microbial metabolites, shortchain fatty acids, regulate colonic Treg cell homeostasis. Science 2013.341: 569–573.
  6. Naik, S., Bouladoux, N., Wilhelm, C., Molloy, M. J., Salcedo, R., Kastenmuller, W., Deming, C. et al., Compartmentalized control of skin immunity by resident commensals. Science 2012. 337: 1115–1119.
  7. Venkatesh, M., Mukherjee, S., Wang, H., Li, H., Sun, K., Benechet, A. P.,Qiu, Z. et al., Symbiotic bacterial metabolites regulate gastrointestinal barrier function via the xenobiotic sensor PXR and Toll-like receptor 4. Immunity 2014. 41: 296–310. 
11. Bosch, M.; Fuentes, M.C.; Audivert, S.; Bonachera, M.A.; Peiro, S. Cune,J.Lactobacillus plantarum CECT 7527, 7528 and 7529: Probiotic candidates to reduce cholesterol levels. J. Sci. Food Agric.2014, 94, 803–809
  8. Nara, N.; Alkanani, A.K.; Ir, D.; Robertson, C.E.; Wagner, B.D.; Frank, D.N.; Zipris, D. The role of the intestinal microbiota in type 1 diabetes. Clin. Immunol. 2013, 146, 112–119.
  9. Amar, J.; Chabo, C.; Waget, A.; Klopp, P.; Vachoux, C.; Bermudez-Humaran, L.G.; Smirnova, N.;Berge, M.; Sulpice, T.; Lahtinen, S.; et al. Intestinal mucosal adherence and translocation of commensal bacteria at the early onset of type 2 diabetes: Molecular mechanisms and probiotic treatment. EMBO Mol. Med. 2011, 3, 559–572.

En Çok Okunanlar

Masa Başında Oturmanın Zararları
Masa Başında Oturmanın Zararları
Eğer masa başı bir işiniz varsa bir gününüzün yaklaşık olarak 9.3 saati oturarak geçiyor demektir. Bilimsel çalışmala...
Daha fazla
Zerdeçal Çayı Tarifi
Zerdeçal Çayı Tarifi
Bu Çay Vazgeçilmeziniz Olmaya Aday: Zerdeçal Çayı Tarifi İçinde bulunan curcumin maddesi metabolizmayı hızlandırır v...
Daha fazla
Neden Diyete Bağlı Kalmakta Sıkıntı Çekiyoruz?
Neden Diyete Bağlı Kalmakta Sıkıntı Çekiyoruz?
Daha önce hiç 'neden diyete bağlı kalmakta sıkıntı çekiyoruz? ' diye düşündüğünüz oldu mu? Çünkü biliyoruz ki o diyet...
Daha fazla

Yorum yapın

Yorumların yayınlanabilmesi için onaylanması gerektiğini lütfen unutmayın